Aslında başta sadece izlemek için havuz bölmesine girmiş olsak da bir süre sonra Mert yunuslara gideceğim diye feryat edince mecburen besleme fişi de alıverdim. 4-5 dakikalık besleme süresince yunuslara 7-8 ufak balık atmışızdır. (Ufak balık diyerek cehaletim de ortaya çıktı. Yemesi kolay olan levrek ve çipura dışında balık tanımam) Normalde beklenen balığı Mert'in yunusun ağzına bırakması ama hiçbir defa bunu yapmayı kabul etmedi ve yunuslarda başlarını yukarıya çıkarmaktan telef oldular. Yedikleri herhalde ancak harcadıkları enerjiyi karşılamıştır. Neyse sonunda Mert'i en azından balıkları kedilere balkondan attığı gibi atması konusunda ikna ettim.
Mert epey hevesli olsa da yunuslara uzandıramadım ama en azından ben yunuslara dokunarak gergin ciltlerini hissedebildim. Mert ise meraklı meraklı baktı. Dolphin Park isimli bu işletmede ayrıca isterseniz yunuslarla yüzme şansı da elde edebiliyorsunuz. Bizden önce iki kız kardeş bu şansı elde etti. Sonradan çocuklardan birinin benim öğrencim olduğu ortaya çıktı! Annesi bana öyle söyledi ama ben kızı hiç mi hiç çıkaramadım. Bunda 400-500 öğrencimin etkisi olduğu gibi o kızın sınıfına bu dönem sadece 3 kez gitmemle de alakası var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder